Loading....

Dijital Kütüphaneler ve Dijital İnsan

Yeni medyanın diğer mecralarla birlikte kullanımı konusunda ufak bir araştırma yaparken, Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü’nden Prof. Dr. Yaşar Tonta’nın makalesiyle karşılaştım: “Dijital Yerliler, Sosyal Ağlar ve Kütüphanelerin Geleceği” Genel olarak kütüphanelerin geleceğini dijital kullanıcıların bilgi gereksinimlerini çağa uygun bir biçimde sağlayıp sağlayamadığıyla ilişkilendiren Tonta, sosyal medya ile yetişen “ağ kuşağı” veya “dijital yerliler” diye adlandırdığı yeni jenerasyonun dijital dünyaya ayak uyduramayan kütüphaneleri “modası geçmiş” kuruluşlar olarak göreceğini söylüyor. Ve de bu çalışmasında temel olarak Web2.0 gibi yeni teknolojilerin kütüphaneler üzerindeki etkisini tartışıyor.

İnternet ve web teknolojileri, zaman ve mekan sınırlamasını ortadan kaldırarak kütüphanelerin sadece fiziksel mekanlar değil her an her yerden ulaşılabilen sanal bilgi iletişim sistemleri olarak tanımlanmasına olanak sağlıyor. Örneğin, aylık takip ettiğiniz bir dergiyi okuyabilmek için artık kütüphane binasına gitmenize çok da gerek yok. Kütüphanenin web sitesinden ilgili kaynaklara kolayca ulaşabilmekte, hatta indirme seçenekleriyle kendi cihazında depolama imkanına sahip olmaktasınız. Bu teknolojiler dijital kütüphane ya da e-kütüphane olarak tanımlanıyor.​

Web ve internet ortamını, kullanıcılara çeşitli hizmetler sunan ve kendi verilerini kontrol etme olanağı veren bir “mekan” olarak tanımlayan, Tim O’Reilly, muciti olduğu Web2.0 kavramının bazı temel özelliklerini sıralıyor. O’Reilly’e göre; Web2.0 sayesinde ortam olarak Web’i kullanma, kullanıcıların katılımı ile ortak zekadan yararlanma, dinamik ve karıştırılabilir (remix) veri kaynakları oluşturma, paket yazılım yerine hizmetleri ve hafif programlama modellerini kullanma ve zengin kullanıcı deneyimi yaratma gibi olanaklarımız mevcut.

Bu olanaklara imkan tanınan yolda, sosyal ağların oluşturduğu yeni paylaşım biçimi, müzik/video paylaşma ortamı, ortaklaşa belge ya da ansiklopedi geliştirmeye yarayan wiki’lerin, günlüklerin oluşturulması ilk akla gelenler. Kullanıcılar, zamanla kütüphanelere gitmek yerine kendilerinin de içerik ve veri oluşturacağı, Web 2.0’ın olanaklarını kullanarak daha aktif ve yaratıcı bir dijital kütüphane ortamı yarattılar. Amerikalı Eğitim Danışmanı Marc Prensky ise, 21. yüzyılda herkesin artık dijital dünyanın bir parçası haline geldiğini vurguluyor ve dijital bilgelik (digital wisdom) kavramını önümüze atıyor.

Paylaşmak güzeldir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back To Top